
31 Ocak 2008 Perşembe
30 Ocak 2008 Çarşamba
29 Ocak 2008 Salı
YORUM 19 - TUBA YALÇIN
Sevgili Serap,
Ancak kitabını okuduktan sonra anladım içinde ne kadar çok hüzün biriktirdiğini. Hüzünlerini şen kahkahalarının ardına özenle saklamışsın. Bunca sene hiç farkettirmeden ne kadar da ustalıkla gizlemişsin bizlerden. Bundan sonra hayatında acı, keder, hüzün olmamasını diliyorum. Hem yoğun çalışıp hem de kitap yazabilmek ve yayınlatabilmek bence büyük bir başarı. Başarıların daim olsun arkadaşım.
Serap’cığım, kitap hakkında yorum yapmak gerçekten zor. Sonuçta ben bir edebiyat otoritesi değilim. Ancak, kendi gözümden samimi görüşlerimi aktarabilirim sana. Öncelikle, kişisel olarak şiirsel yazın dilini pek sevmiyorum. Bu nedenle olsa gerek kitabının ilk bölümünü zor okudum, bunda sanırım ilk bölümdeki yoğun hüzünün de etkisi var. Çünkü okuduğun gerçekler benim için bir şoktu. Senin hakkında bilmediğim acı bir gerçekle ansızın karşı karşıya kalmak kolay değil. Şaşırdım ve yaşadıklarına üzüldüm. Kitabın ikinci bölümünü ise çok daha kolay okudum. Kitapta en fazla tekrar eden 2 kelime "acı" ve "hayat" tı. Acı kelimesinin tekrarı benzer farklı kelimeler kullanarak kırılabilir miydi bilemiyorum. Hayat kelimesi de genelde "hayat... di aslında" tarzı cümlelerin içerisinde geçiyor, bu kadar farklı ve çok hayat tanımlaması biraz kafamı karıştırdı. Hayat Cemre için en çok bunlardan hangisi diye düşünmeden edemedim. Belki de ben toparlayamadım bilemiyorum.
Kitabı okurken en çok zorlandığım nokta da kitapta birden çok anlatıcının olması ve anlatımın başında anlatıcı hakkında ufak tefek ipuçlarının bazen bulunmayışı nedeniyle anlatıcının yazının sonunda zannetiğim kişinin dışında başka biri çıkmasının verdiği ufak şaşkınlıklar yaşamam.
Sevgiler
Tuba
Ancak kitabını okuduktan sonra anladım içinde ne kadar çok hüzün biriktirdiğini. Hüzünlerini şen kahkahalarının ardına özenle saklamışsın. Bunca sene hiç farkettirmeden ne kadar da ustalıkla gizlemişsin bizlerden. Bundan sonra hayatında acı, keder, hüzün olmamasını diliyorum. Hem yoğun çalışıp hem de kitap yazabilmek ve yayınlatabilmek bence büyük bir başarı. Başarıların daim olsun arkadaşım.
Serap’cığım, kitap hakkında yorum yapmak gerçekten zor. Sonuçta ben bir edebiyat otoritesi değilim. Ancak, kendi gözümden samimi görüşlerimi aktarabilirim sana. Öncelikle, kişisel olarak şiirsel yazın dilini pek sevmiyorum. Bu nedenle olsa gerek kitabının ilk bölümünü zor okudum, bunda sanırım ilk bölümdeki yoğun hüzünün de etkisi var. Çünkü okuduğun gerçekler benim için bir şoktu. Senin hakkında bilmediğim acı bir gerçekle ansızın karşı karşıya kalmak kolay değil. Şaşırdım ve yaşadıklarına üzüldüm. Kitabın ikinci bölümünü ise çok daha kolay okudum. Kitapta en fazla tekrar eden 2 kelime "acı" ve "hayat" tı. Acı kelimesinin tekrarı benzer farklı kelimeler kullanarak kırılabilir miydi bilemiyorum. Hayat kelimesi de genelde "hayat... di aslında" tarzı cümlelerin içerisinde geçiyor, bu kadar farklı ve çok hayat tanımlaması biraz kafamı karıştırdı. Hayat Cemre için en çok bunlardan hangisi diye düşünmeden edemedim. Belki de ben toparlayamadım bilemiyorum.
Kitabı okurken en çok zorlandığım nokta da kitapta birden çok anlatıcının olması ve anlatımın başında anlatıcı hakkında ufak tefek ipuçlarının bazen bulunmayışı nedeniyle anlatıcının yazının sonunda zannetiğim kişinin dışında başka biri çıkmasının verdiği ufak şaşkınlıklar yaşamam.
Sevgiler
Tuba
11 Ocak 2008 Cuma
YORUM 18 - DENİZ GÜRBÜZ
Kitabını uçakta okudum. Orada bile ağladım.
İlk bölüm süper. Aile bireylerinin betimlenmesi, duyguların anlatımı çok iyi. Tebrik ederim seni. İkinci bölümde teknik bir kusur var, o da gerçek hayatta o şekilde bir sevgili bulunamayacağından kaynaklanıyor. Günlüğün sonda olmasını gerçekten müthiş buldum.
Deniz GÜRBÜZ
18 Aralık 2007 Salı
YORUM 17 -ELİF GÜRSEL
Canım Serap'çığım,
Her insanın hayatıyla yüzleşmek zorunda kaldığı anlar olur, sen de bunu örnek bir şekilde hazırladığın ve çok güzel bir biçimde paylaştığın için seni kutluyoruz ve seninle gurur duyuyoruz.
Yaşadığın anları bire bir görüp bilmesem de, bunları yazma heyecanı içinde olduğun anlarda yanındaydım. Böyle bir kitabı hayata getirme mutluluğunu sonunda yaşıyor olman inan beni de en az senin kadar mutlu etti.
Kitabının ilk sunumunun yapıldığı ve birlikte gittiğimiz İstanbul Kitap Fuarı’nda stantda senin kitaplarını gördüğümde müthiş bir sıcaklık sardı içimi. Kitabını okumaya başladığım zaman senin hissettiklerini çok daha iyi anlamaya ve yorumlamaya başladım.
Cemre'nin hayat mücadelesinde en az BABA’sı kadar belki de ondan daha güçlü ve başarılı olduğunu gördüm.
Yüreğine, ellerine sağlık...
ELİF
Her insanın hayatıyla yüzleşmek zorunda kaldığı anlar olur, sen de bunu örnek bir şekilde hazırladığın ve çok güzel bir biçimde paylaştığın için seni kutluyoruz ve seninle gurur duyuyoruz.
Yaşadığın anları bire bir görüp bilmesem de, bunları yazma heyecanı içinde olduğun anlarda yanındaydım. Böyle bir kitabı hayata getirme mutluluğunu sonunda yaşıyor olman inan beni de en az senin kadar mutlu etti.
Kitabının ilk sunumunun yapıldığı ve birlikte gittiğimiz İstanbul Kitap Fuarı’nda stantda senin kitaplarını gördüğümde müthiş bir sıcaklık sardı içimi. Kitabını okumaya başladığım zaman senin hissettiklerini çok daha iyi anlamaya ve yorumlamaya başladım.
Cemre'nin hayat mücadelesinde en az BABA’sı kadar belki de ondan daha güçlü ve başarılı olduğunu gördüm.
Yüreğine, ellerine sağlık...
ELİF
14 Aralık 2007 Cuma
YORUM 16 - PELİN YILMAZ
Serap'cığım,
Kitabını yeni bitirdim. Gerçi biliyordum, yazılma sürecinde okuma şansım olmuştu bazı bölümlerini ama, yine de zaman zaman gözlerim yaşararak okudum. Sadece Sarp biraz idealize geldi bana. Öyle duyarlı adam var mı ki? Çok dokunaklı bir konu, şiirsel bir dil. Ellerine, yüreğine, kalemine sağlık. Seni yeniden tebrik ediyorum.
Sevgiler
Pelin Yılmaz.
Sevgiler
Pelin Yılmaz.
9 Aralık 2007 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
